Header image  
Saklı Kent ve Nergis Diyarı
 
line decor
   Anasayfa DOKA Proje Sayfası
line decor
 
 
 
 

 
 
 Tarihçe

Ünye’de, M.Ö. XV Bin’li yıllarda Yüceler Köyü civarında ve Tilki Kaya Sığınağı’nda ilk köyaltı yerleşme izlerine rastlanmıştır.2 Ünyeli Arkeolog Prof. Dr. İsmail Kılıç KÖKTEN, M.Ö. X Bin’li yıllarda Cevizdere Havzası ve Tozkoparan Mağarası’nda ilkel endüstri izlerine rastlandığını ve köyaltı yerleşmelerinin sahile uzandıklarını ortaya çıkarmıştır. Tengirdekkaya Mağaraları’nda da Mezolitik Endüstri ürünleri bulunmuştur.3 Prof. Dr. Mehmet ÖZSAİT ve ekibinin Ünye ve hinterlandında yaptığı yüzey araştırmaları ile “Karadeniz Bölgesi’nin uygarlık yönünden en eski tarihinin M.Ö. 1.000.000 – 100.000 yılları arasındaki Alt Paleolitik (Yontma Taş) Dönem’de başladığı bilgileri böylece teyit olunmuştur. Bu devre tanıklık eden âletler bölgede üç yerde ele geçmişlerdir. Birisi, Ünye’nin Yüceler Köyü olup, 1960 yılında Prof. Dr. İ. Kılıç KÖKTEN tarafından, Ceviz Deresi sekilerinde bulunan Achelléen tipteki el baltasıdır.1

M.Ö. 2000’lerden itibaren tarih sahnesine çıkan Kaşkalar Ünye ve çevresinde yazılı tarihlerde adı geçen ilk topluluktur. Kaşkalar zaman zaman İç Anadolu’daki Hititler’le savaşmışlar, Hitit başkenti Hattuşaş’a (Boğazköy) kadar ilerlemişler ve onlara yönelik kuzeyden en önemli tehdidi oluşturmuşlardır. Hititler’in Kaşkalar’ı durdurduğu hattâ kısmî egemenlik altına aldıkları dönemler olduysa da bu dönemler kısa süreli ve geçici olmuştur. Sonraki devirde uzun bir süre Ünye ve çevresi tam bir devlet yapısı olmaksızın Asya kaynaklı ve Hititler’den arta kalan insan topluluklarının yaşama alanı olmuştur. Ünye, Milât’tan 1270 sene evvel vuku bulan Truva Muharebe-i Meşhuresi’nden sonra, Karadeniz sahilinde tesis edilmiş müstemlekelerden birisi olup, ismi kadimi One veyahut Oney’dir.4 M.Ö. 850 yılında yazılan İlyada Destanı6 ve Batı Kalibler’den (Chalybes occidentaux) hareketle elde edilen donelere dayanılarak, ‘Gümüşün Yurdu Alybĕ’nin muhtemelen Ünye olduğu savı vardır.7 Ünye, M.Ö. 722′de Kapadokyalılar ve bir müddet Mısırlılar ve tekrar Asurîler elinde kalmış, sonra da Fenikeliler eline geçmiştir.8 Miletuslular’ın M.Ö. VII. Yüzyıl’ın ortalarına doğru bu bölgeye tekrar nüfuz ettikleri bilinmektedir. M.Ö. 670’te Miletuslu kolonistlerin Karadeniz’de koloniler oluşturduğu dönemde, adının Énoé antik kenti olarak çok daha öncelerden beri yer aldığı ve Milet Kolonileri Listesi dışında Küçük Asya Tablosu’nda Ünye adının Pont Polémoniaque alt bölgesinde Énoé olarak geçtiği ve yerleşik halkının Batı Kalipler olduğu anlaşılmıştır.5 Kimmerler’in Karadeniz Bölgesi’ndeki varlığını gösteren arkeolojik ve filolojik kanıtlar mevcuttur. Ünye’de bulunan bir gümüş kap (pfziale) Prof. Dr. Ekrem Akurgal tarafından M.Ö. VI. Yüzyıl’ın sonuna tarihlendirilmektedir.8 M.Ö. VIII. asırdan itibaren, İskitler’in Kimmerler’in ülkesine geldikleri kabul edilmektedir. İskit Devleti’nin ağırlık merkezi Karadeniz’in kuzeyi idi ve Türk asıllı unsurlar bu devlette önemli yere sahipti. Ordularında kadınların da bulunması sebebiyle Amazonlar efsanesi ortaya çıktı. Kimmerler’in egemenliğine son verip Anadolu’da büyük bir uygarlık kuran ve parayı icat eden Lidyalılar, Sardes yakınlarına gelen Pers ordusuyla karşılaştıkları savaşta yenildi. İranlılar tüm Anadolu’ya hâkim oldular ve Lidya Devleti tarih sahnesinden silindi. Ünye çevresinde Lidya etkisi yok gibidir.5

İran’da kurulan Med İmparatorluğu Doğu Anadolu’yu aldıysa da hâkimiyetini Karadeniz kıyılarına kadar yayamadı. Fakat Medler’in yerine geçen Persler’in hâkimiyet sahası daha geniş oldu. M.Ö. 550 yılında Pers İmparatoru I. Darius bütün Anadolu ile beraber Ünye bölgesine de hâkim oldu.

Xenophon ‘Anabasis’ adlı eserinde Canik hinterlandında M.Ö. 401 yıllarında henüz bir devlet oluşturmayan Chalybes kavminin yaşadığından bahsetmektedir. Chalybes’lerden sonra bölgede İskit – Pers mücadelesi sahnelenecektir. Kimmer’leri kovalayarak gelen İskitler Medler’in egemenliğine son verirler. Pers Kralı I. Darius M.Ö. 513’te Trakya üzerinden Karadeniz İskitleri’ne karşı harekete geçer.10 Persler M.Ö. 360’ta Ünye’yi Kuzey Kappadokia Satraplığı sınırları içerisine dahil ederler.

Makedonyalı İskender M.Ö. 331 yılında Persler’i yenerek topraklarını ele geçirdi. Fakat Anadolu’daki Pers satraplıkları üzerinde kesin bir hâkimiyet kuramadı. Pers asıllı yöneticiler özerkliklerini sürdürmeyi başardılar. İskender’in ölümüne kadar Ünye civarı bağımsız durumda idi. Büyük İskender M.Ö. 323 yılında ölünce generaller imparatorluğu kendi aralarında bölüştüler. Bu paylaşım sonucu Orta Karadeniz’de Pontos Krallığı oluştu.9 M.Ö. 302 – M.Ö. 266 arasında hüküm süren komutanlardan I. Mithrydates Ctistes’in basileus unvanını edindiği M.Ö. 281 tarihi Pontos Krallığı’nın doğduğu yıl kabul edilebilir. Ardından Orta ve Doğu Karadeniz bölgelerinde Helenistik Krallık (M.Ö. 302 – M.Ö. 64) dönemi başladı.

Ünye ve çevresi yaklaşık 200 yıl kadar Pontos Krallığı’nın egemenliği altında kalmıştır. Romalı Kumandan Lucullus döneminde Pontos ordusundaki panik ve yenilgi ardından M.Ö. 71’de sahilde yer alan Grek kentleri direnme ardından teslim olmuşlardır. M.S. 1836 / 1840’lı yıllarda Karadeniz’i de gezen W.J. Hamilton, “Ünye Kalesi’nin VI. Mithrydates’in en muhkem kalelerinden birisi olabileceğini düşünmekten kendimi alıkoyamadım” der. Pharnaces II ile G.I. Caesar’ın M.Ö. 47’de Zela’da yaptığı dünya savaşı ardından Pontos hâkimiyeti sona erer. M.S. 395’te Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca Ünye, Doğu Roma İmparatorluğu toprakları içinde kalır.10 – 11

İslâmiyetin yayılma döneminde ilk kez M.S. 715 yılında Emevi orduları Canik Bölgesi’ne kadar gelir. M.S. 733 – 739 yılları arasında Samsun civarı Arap egemenliğinde kalmıştır. Abbasiler M.S. 843’te Ünye civarını bir müddet için aldılar. Abbasiler’in Türk Komutanı Ahmed İbn İnanç et-Türkî M.S. 893’te bütün Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’ni ele geçirir. M.S. 1080’de Ünye dahil bütün Karadeniz sahili Büyük Selçuklu İmparatorluğu’na bağlanmıştı.12

Bizans’ın Pontos’taki Vâlisi Casianus, elindeki tüm belde ve kaleleri 1129’da Danişmendliler’e teslim etmek zorunda kaldı.10 Danişmendli Melik Muhammed 1140/41’de Karadeniz sahillerini ve Ünye’yi Bizanslılar’dan geri aldı. Melik Yağıbasan, 1150’de Ünye’yi Bizanslılar’dan tekrar ele geçirdi, ama 1157’de Ünye’yi yeniden Bizans’a terk etti. 1178’de bütün Danişmendli toprakları Anadolu Selçuklu Devleti’ne katılırken, Rükneddin Süleyman Karadeniz sahillerine sefer yaparak Samsun ve Ünye bölgelerini de bu devlete kattı.12 Canik adının geçtiği ilk Türkçe metin 1244/45′te te’lif edilen Dânişmendnâme’dir.14

Ünye kentinin asıl önem kazanması Bizans Çağı’nda gerçekleşmiştir. Ünye Kalesi’ni yaptırdığı söylenen I. Andronikos Komnenos 1183’te İstanbul’da tahta çıkmadan önce kısa süreliğine Ünye Kalesi’ni tımar olarak elinde tuttu.10 Merkezi Konstantinopolis (bugünkü İstanbul) olan ve Bizans İmparatorluğu da denen Doğu Roma İmparatorluğu ise bin yılı aşkın süre varlığını sürdürdü. IV. Haçlı Seferi’nden sonra (1204) İstanbul’un Lâtinler tarafından işgal edilmesiyle İstanbul’dan kaçanların bir kısmı Trabzon merkezli küçük bir imparatorluk kurmuşlar (Trabzon Rum Devleti) ve Alexius ve David Komnenos ile Gürcü birlikleri kasabayla kalesinin yönetimini ele geçirmiş, Ünye de bu imparatorluğun sınırlarına dahil olmuştur.

1214’te Trabzon Hükümdarı Alexius I. Komnenos Orta ve Batı Karadeniz saldırıları sonucu Selçuklular’la yaptığı savaşı kaybedince Sinop’tan Ünye’ye kadar sahiller bir kez daha Anadolu Selçukluları’na bağlandı. 1228’de Harzemşahlar’ın Anadolu Selçuklu Devleti’ne saldırmasını fırsat bilen Trabzon Rum İmparatoru I. Andronikos, Harizmşah tâbiyetine girerek yeniden Ünye’den Sinop’a kadar olan Selçuklu topraklarını işgal edip, yağmaladı. Bunun üzerine gönderilen Selçuklu kuvvetinin peşinden Sultan I. Alaeddin Keykubâd bizzat gelerek Sinop, Samsun ve Ünye’yi Rumlar’ın elinden kurtardı.10 – 12 Moğol kökenli İlhanlı hâkimiyeti döneminde Ünye ve Orta Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman hâkimiyet mücadeleleri oldu, Ünye de sık sık el değiştirdi. 1297’de Ünye, Türkmenler (muhtemelen Çepniler) tarafından bir kez daha Rumlar’dan alındı. 1337/38’de İlhanlı Hükümdarı Muhammed Han Ünye’de kendi adlarına para bastırmışlardı. 1346’da Ünye, Eretna Devleti’ne tâbi Hacı Emir Bey tarafından son kez fethedildi ve daha sonra Kadı Burhanettin Devleti’ne bağlandı. 14.08.1379’da Ünye’ye giden III. Alexius kızı Eudokia’yı Tâceddin Çelebi ile evlendirir. Bu dönemde Ünye Tâceddinoğulları ile Hacıemiroğulları arasında devamlı el değiştiriyordu. Hacı Emir İbrahim Bey, 1380’de sahile inerek, Komnenoslar’ın elinde bulunan Ünye ve yöresini bir daha değişmemek üzere Türk vatanı haline getirmiştir.10 – 12

Sultan I. Bayezid (Yıldırım) 1398 yılının baharında Canik üzerine bir sefer düzenledi. Ünye’den Tirebolu’ya kadar olan kesime hâkim olan Hacıemiroğlu Süleyman Bey Osmanlılar’a tâbi oldu. 1402 Ankara Savaşı’ndan sonra 10.000 askeri olan Hacı Emir Beyliği Timur Devleti’nin hâkimiyetini kabul etti. Osmanlı Hükümdarı Çelebi Mehmet 1419’da Canik’e sefer düzenledi. Hacı Emir Beyliği de yeniden Osmanlılar’a tâbi oldu. Uzun Hasan döneminde, Akkoyunlu Devleti’ne tâbi olarak 1461’de Osmanlılar’a ait Tokat şehrine yapılan hücuma katıldılar. Aynı yıl Fatih Sultan Mehmed Trabzon Rum Devleti’ni Osmanlı Devleti’ne kattı, Komnenoslar Hanedanlığı ve Hacı Emir Beyliği de ortadan kaldırıldı, Ünye Osmanlı Devleti’ne bağlandı. Ünye, ilk defa 1393’te Osmanlılar’a bağlanmış, 1398’de ikinci kez ve 1419’da üçüncü ve son kez Osmanlı sınırları içerisindeki yerini almıştır.10 – 12 1461 yılında yapılan idarî düzenlemelerle Ünye’yi hep Canik Sancağı’na bağlı bir kazâ olarak görüyoruz. Fakat Ünye ilk defa 1864 yılında Trabzon Vilâyeti’ne bağlı bir sancak durumuna getiriliyor, Kaymakam tâyin ediliyor ve Ünye Belediyesi kuruluyor. Yani Ünye bugünkü manâda 1864 – 1868 yılları arasında İL oluyor.10

Cumhuriyet Devri’nde 4 Aralık 1920 tarih ve 69 Sayılı Kanun’la Ünye ve Fatsa Kazâları Ordu Livası’na ilhak olmuşlardır. Büyük Millet Meclisi’nde alınan bu vahim ve tarihî hata içeren karara göre, 4 Nisan 1337 (1921) tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 69 Sayılı Kanun’la : ‘Merkezi Ordu olmak üzere Canik Sancağı’na merbut Fatsa ve Ünye kazâlarının rapt ve ilhakı suretiyle Ordu Müstakil Livası teşkil olunmuştur.’13